ÇETİN AKDENİZ|| KÜTAHYA PINARLARI
15/7/2008 -Kategori: HALK MUZIGI SE_MELER
Kütahya'nın pınarları akışır
Devriyeler kol kol olmuş bakışır
Asalı'ya çuha şalvar yakışır
Aman aman Vehbim öyle böyle olur mu
Ah ben ölürsem dünya sana kalır mı
Salım geldi musallaya dayandı
Kar beyaz Vehbim(tenim) alkanlara boyandı
Seni vuran oğlan nasıl dayandı
Aman aman Vehbim öyle böyle olur mu
Ah ben ölürsem dünya sana kalır mı
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
İbrahim Sadri'nin Hayatı (1963 - UZUN ÖMÜRLER)
13/7/2008 -Kategori: OTOBIYOGRAFILER
İstanbul'da doğan şair, ilk ve orta öğrenimini burada tamamladı. İstanbul Üniversitesi işletme Fakültesi'nde okuduktan sonra, Yedi yıl tiyatroyla uğraştı. Turnelere çıkarak, Anadolu'yu yakından tanıma imkânı buldu. Çeşitli gazete ve dergilerde yazı ve şiirleri yayımlandı. Radyo ve televizyonlarda programcılık ve sunuculuk yaptı. Halen bir özel televizyonda program yapmaktadır. Şiir ve tiyatro kasetleri de bulunan şairin, şiir kitaplari da mevcuttur.
"Adam Gibi" İbrahim Sadri'nin 1988'den beri devam ettirdiği şiir- kaset serüveninin altıncısı ve kendinden en çok söz ettireni oldu. Aslında kendini bir şair gibi görmüyor ama şiirleri var ve bu şiirlerini yıllardır okuyor. Kendisinin iyi bir şiir okuyucusu olduğunu söylüyor. Eski kasetlerinde de her zaman alışık olduğumuz 'fondaki müzik', 'Adam Gibi'de oldukça fonksiyonel olarak yer alıyor.
İbrahim Sadri'nin şiirleri belli bir dönemin ruh yapısını eleveriyor sanki.. Bunlar, 60'lı yıllarda doğan, 70'li ve 80'li yılların kargaşa ile sükun arasında aykırı yaşam biçimlerini idrak eden gençlerin birebir karşılık bulabilecekleri metinler. İbrahim Sadri bu dönemin kuşağına ve yaşadıklarına tanıklık etmek istiyor.
İbrahim Sadri tiyatrocu, şair, mizahçı, televizyoncu, stand-upçı vesaire. Ama o kendisini "tiyatrocu" olarak görüyor. Tiyatroyu bırakmasını ise tiyatronun kurumsallaşmamış olmasına ve ekmek kapısı olarak yeterli olmamasına bağlıyor
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Rudyard Kipling
13/7/2008 -Kategori: SAIR-SIIR
|
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
MAVERA DERGİSİ GÜNLERİ
13/7/2008
Askerlik dönüşü, ilk sayısı aralık 1976'da yayınlanan Mavera adlı aylık edebiyat dergisinin kurucuları arasında yer alır. Bu derginin kurucuları ve sürekli yazarları, İnan'ın Maraş lisesinde iken tanıştığı ve birlikte edebiyat yaptıkları kadim arkadaş ve dostlarıdır. Kurucu kadroda bulunan şair ve yazarlar daha önce Büyük Doğu, Diriliş ve Edebiyat gibi dergilerde yazmışlardı. Kurucu kadroda yer alan şair ve yazarlar daha sonra şair Cahit Zorifoğlu'nun bir şiir kitabına ad olacaklardı "Yedi Güzel Adam" diye. Bu yedi güzel adamın altısı şair, hikayeci ve yazardır. Kurucu altı kişi şu isimlerden oluşmaktadır: Erdem Bayazıt, Ersin Gürdoğan, M. Akif inan, Aleaddin Özdenören, Rasim Özdenören, Cahit Zarifoğlu. Yedincisi ise yazar olmayıp ancak sözü, saatlerce konuşsa bile dinlenebilen, dönemin en önemli sohbetçisi diye bilinen Hasan Seyithanoğlu'dur. Mavera dergisi çıkış sebebini, Rasim Özdenören'in kaleme aldığı bir mektupla kamuoyuna duyurdu. Bu mektup derginin l. sayısında yer aldı. Derginin çıkış nedeni söyle özetleniyordu: "Mavera, bir yaşama biçimi halinde öz uygarlığımızı yeniden yürürlüğe koyma davasını güdenlerin edebiyat alanındaki bir buluşma yeridir."
Bu dergide, edebiyat ve medeniyet arasında sürekli bir ilgi kurulmaya çalışıldı ve bu doğrultudaki fikriyatın gelişmesi için yazılar yayımlandı. Nitekim M. Akif inan, edebiyat ve medeniyet üzerine yayınladığı denemelerini Edebiyat dergisi yayınları arasında daha önce kitap olarak neşretmişti 1972). Mavera dergisi, 163 sayı (14 cilt) yayınlandıktan sonra 1990'da kapandı. Kendi sahasında en uzun ömürlü bir sanat ve edebiyat dergisi olarak Türk edebiyat tarihinde yerini aldı. Mehmet Akif inan, 1977'den itibaren Yeni Devir ve Milli Gazete'de Akif Reha, Mehmet Reha imzasıyla günlük fikir ve sanat yazıları yazdı. M. Akif inan kendi isminden başka yazılarında şu takma isimleri kullandı: Mehmet Reha, Müslimoğlu, Mithat Mirzaali.
l 977'den 1980'e kadar Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü'nde Türkçe Edebiyat öğretmenliği yaptı. Daha sonra Ankara Fen Lisesi öğretmenliğine atandı. Vefatına kadar bu lisede öğretmenlik yaptı.
Akif İnan'ın konferansçılığı, hayatı boyunca devam etti. Yurdun bütün yörelerinde kültürel, sanatsal ve fikri konferanslar verdi, l Nisan 1979 yılında Adapazarı'nda düzenlenen bir mitingde yaptığı konuşmadan ötürü 16 Nisan 1979 günü gözaltına alınarak geceyi Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde geçirdi. Ertesi gün tutuklama emrini veren Adapazarı Cumhuriyet Savcılığı'nca ifadesi alınmak üzere Adapazarı'na sevk edildi. Hakkında mahkemece verilmiş bir tutuklama kararı olmadığı anlaşılınca serbest bırakıldı.
1982 yılında kısa adı KASD olan Kayseri Sanatçılar Derneği tarafından verilen Kasd Deneme Ödülü'nü aldı. 1995'te Türkmenistan'ın başkenti Aşkabat'ta yapılan Türkçe'nin üçüncü uluslararası şiir şöleninde kendisine Türkmenistan'ın ünlü şairi Mahdum Kulu Şiir Ödülü verildi. 1980 yılında hac farizasını yerine getirdi. Bir süre Kanal 7 televizyonunda haftalık kültür ve sanat programlan yaptı (1998)
Yeni İslami Şiir Akımı içinde yer alan M. Akif inan, yazı hayatına lise sıralarında başlamasına rağmen 1970'ten sonra eserler vermeye başladı. Edebiyat dergisinde yayınladığı yazılar ve yazdığı şiirleriyle tanınarak Türk şiir dünyasında yerini aldı. Eski Osmanlı şiiriyle çağdaş bir bağ kurmaya yönelen yeni bir sanat nazariyesini tartışan yazıları ve bunun örneklerini teşkil eden şiirleri ile dikkatleri üstüne çekti. O yıllar sanat çevrelerinde 'Gelenekten Yararlanma , 'Divan Şiirinden Yararlanma' gibi tartışmaların yapıldığı yıllardı. Bu konu etrafında İnan'ın yazdığı yazılarda; Divan şiiri ile ilgi kurmanın ve ondan çağdaş şiirimize yeni açılımlar getirmek, modern çağrışımlar taşımanın sağlanabilmesi için, eski edebiyatımızın dayandığı medeniyet dünyası ile de yeniden bağ kurmanın gerekliliği savunuldu. Divan edebiyatı, İslam medeniyetinin bir ürünüydü. O medeniyeti tanımadan, Divan şiirini gereği gibi kavramanın, onun tadına varmanın mümkün olmadığı vurgulanıyordu. ilk eseri Edebiyat ve Medeniyet Üzerine 1972'de, ilk şiir kitabı olan Hicret İ974'te yayınlandı. Eğitim Enstitüleri için yazdığı ders kitabı Yeni Türk Edebiyatı (Oktay Çağlar ile birlikte) 1977'de, denemelerini içeren Din ve Uygarlık kitabı 1985'te ve son şiir kitabı Tenha Sözler 1991'de yayınlandı. Yayına hazır en az on kitabı daha vardır. Kendisinin vasiyeti üzerine ailesi tarafından bu kitaplar yayına hazırlanmaktadır. Vefatından önce hakkında yapılmış iki tane de fakülte bitirme tezi vardır.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Kısaca MAV€RA
13/7/2008
Mavera, aylık edebiyat ve düşünce dergisi.
Daha önce çoğunlukla Büyük Doğu, Diriliş ve Edebiyat dergilerinde ürünleri yayımlanan Cahit Zarifoğlu, Erdem Beyazıt, Rasim Özdenören, Aleaddin Özdenören, M. Akif İnan ve Nazif Gürdoğan’ın kurucusu olduğu Mavera dergisinin ilk sayısı aralık 1976'da yayınlandı.
Dönemin yenilikçi genç yazar ve şairleri olarak parlamış olan bu altı imzanın yanında yazar olmayan arkadaşları Hasan Seyithanoğlu da yedinci kurucu olarak yer aldı.
Cahit Zarifoğlu'nun "Yedi Güzel Adam" isimli eserinde bu kadroyu anlattığı kabul edilir.
Manifestosu
Mavera dergisi çıkış gerekçesini, Rasim Özdenören'in kaleme aldığı bir mektupla kamuoyuna duyurdu.
Derginin ilk sayısında yer alan bu mektupta Mavera'nın çıkış amacı ve üstlendiği misyon şöyle özetleniyordu:
"Mavera, bir yaşama biçimi halinde öz uygarlığımızı yeniden yürürlüğe koyma davasını güdenlerin edebiyat alanındaki bir buluşma yeridir."
Yayın çizgisi
Başlangıçta ağırlıklı olarak modern Türk Edebiyatının öncü metinlerinin yayınlandığı dergide, 1979'dan itibaren günün politik atmosferi içinde Afganistan, Filistin ve Hama gibi İslam coğrafyasının mazlum ve muzdarip köşelerine yönelik bir ilginin öne çıkışı dikkat çekti.
Sahipliği işadamı Bahri Zengin'e geçen Mavera dergisinin yönetimi İstanbul'a nakledildikten sonra ise kurucu kadronun katkılarının azaldığı ve adı duyulmamış genç yazarların ürünlerinin dergi sayfalarında daha fazla yer tuttuğu görüldü. Ne var ki Mavera'nın asıl genç kadrosu Yedi İklim, Yönelişler, Aylık Dergi gibi yayınlarda boy göstermeye başlamıştı.
Bu dönemde derginin yayın çizgisini etkileyen belirsizlik ve yönetim alanındaki istikrarsızlık Mavera'nın misyonunun sona erdiği görüşünün benimsenmesine yol açtı.
Dergi 163 sayı (14 cilt) yayınlandıktan sonra 1990'da kapandı.
Diğer İmzalar
Mavera'da sıkça rastlanan diğer imzalar şunlardır: Kadir Tanır,
Ali Haydar Haksal, İlhan Kutluer, Ali Göçer, Alim Kahraman, Hasan Aycın, Mustafa Ruhi Şirin, Mustafa Özçelik, Osman Sarı, Alâaddin Soykan, İbrahim Sadri, Mustafa Aydoğan, Avni Doğan, Ebubekir Eroğlu, Meral Maruf, Seyfettin Ünlü, Şaban Abak,Mustafa Yürekli, Cumali Ünaldı.
